www.bilgipınarım.com
Tarih-Saat
A Atatürk

DÜNYA KİTAP GÜNÜ (23 NİSAN GÜNÜNÜ İÇİNE ALAN HAFTA)
Dünya Kitap günü ülkemizde de 23 Nisan gününü içine alan hafta içerisinde kutlanmaktadır.
KİTABIN YARARLARI
Yemek, içmek nasıl bedenimizin ihtiyacı ise, okumak da ruhumuzun vazgeçilmez bir ihtiyacıdır. Sıkıntımızı unutmak; hayatımızı, ruhumuzu, kafamızı, düşüncelerimizi ve fikirlerimizi aydınlatmak için mutlaka okumaya ihtiyacımız vardır.
Kitap, hiç şüphesiz fertlerin ve milletlerin hayatım değiştiren, yenileştiren ve ilerlemelerini sağlayan en önemli vasıtalardan biridir. Bizi maddi manevi yönden üstün kılan bilgiler, kitap sayfaları arasındadır. İyi kitap, insanda olumlu ilgilerin uyanıp gelişmesine yardım eder.
Yüce Allah’ın Peygamberimize ilk emri "Oku!" dur. Her bilgi okumakla öğrenilmektedir. Okumak ve çocuklarımızı okumaya alıştırmak, en büyük görevlerimizdendir. Çünkü, medeni dünya, bilgi ve teknik üzerine kurulmuştur. Kalkınmak, sağlam kişiliğe sahip olmak, düşünce ve hayalleri geliştirmek ancak kitap okumakla mümkündür. "İnsan ancak okumak yazmakla insan olur."

Kitap, başta çocukların olma üzere herkesin en iyi, en candan dostudur. Çocukları tatlı hayal dünyasının gizemli ortamına götüren masallar, heyecanlı öyküler, bizi aydınlatan, içi bilgi dolu nice kitaplar vardır.

Bizler başarılı olmak istiyorsak, sadece ders kitaplarım okumakla yetinmemeliyiz. Bunun için değişik türdeki kitapları da okumalıyız. Çünkü kitaplar da bizim en iyi öğretmenlerimiz sayılır.
Kitap, en iyi arkadaştır. Bize hiç kızmazlar. Raflarında sessizce kendilerinin okunacağı günü beklerler. Eğer bir gün içlerinden birini alırsak bize büyük bir sevgiyle en güzel bilgileri verirler, en heyecanlı masalları anlatırlar, şiirleri seslendirirler.

Böylesine candan dostlarla bizlerin de sık sık ilgilenmesi gerekir. Onları hem okumalı, hem de korumalıyız.

Bütün büyük medeniyetler kitaba dayanırlar. Yazıyı tanımayan  çok ilkel kavimlerin kitapları da yoktur. Onlarda kitabın yerini, nesilden nesile aktarılan sözlü gelenekler alır. Bu iki kutup arasında bulunan "az gelişmiş" ülkelerde ise, halkın büyük bir kısmı, tıpkı ilkel kavimlerde olduğu gibi, sözlü geleneğe göre hareket etmiş; daha devlete yakın kesim ise, sosyal bir statüye ulaşabilmek için öğrenim zamanında sınırlı sayıda kitap okumuş, elde etmek istediği sosyal statüyü veya mesleği elde ettikten sonra kitaplara veda etmişlerdir. Böyle memleketlerde doktor, mühendis, öğretmen gibi "aydın" sayılanlar arasında bile ömür boyu kitap okumayı bir zevk veya adet haline getirenler son derece azdır. Bunlar bir ayakkabıcı veya berber gibi, mesleklerini bir kere öğrendikten sonra, onu tekrarlamakla yetinirler. Böyleleri için bilgi ve kültür, başlı başına bir değer değil, bir araçtan ibarettir. Gelişmiş memleketlerdeki aydın kesimi, bu geri kalmış memleket aydınlarından ayıran başlıca vasıf, onlarda bitmez tükenmez bir öğrenme ve araştırma merakı olmasıdır. Memleketleri ileri götüren de işte bu unsurdur.

KİTAP SEVGİSİ

En çok kitap okumakla şöhret almış memleketlerde de okumak merak ve zevki, pek çok kimselerde, kendiliğinden doğmuyor, ticaret maksadıyla de olsa onu beslemek için, bizim Çocuk Kitapları Haftamıza benzer türlü çarelere başvurulur.
Paris’te bulunduğum yıllarda bunun eğlenceli denebilecek pek çok biçimlerine rastladım. Mesela oturduğum mahalledeki lüks bir kadın berberini hatırlarım. Komşu olarak bir gün bu dükkandan davetiye geldi. Dükkanda, yeni basılmış bazı kitaplar ve yazılarını tanıtmak için bir kokteyl veriliyordu. Meslekler arasında bazı acayip yakınlıklar vardır. Nitekim berber dükkanlarının kültür işinde, öteden beri bizde de az çok bir rolleri görülür. Hele bunların büyükçelerinde sıranızı beklerken elinize bir gazete, bir mizah dergisi yahut resimli bir magazin tutuştururlar. O güne kadar pek isimlerin! de bilmediğiniz bu dergi ve magazinleri karıştırarak resimlerine bakar, karikatürlerine gülümsersiniz;ötelerinden berilerinden yazılar okursunuz; hatta bunların içinde meraklı bir hikayeye tutularak, gözlük kullanmıyorsanız, ayna karşısındaki koltuğunuza da götürürsünüz. Fakat bahsettiğim Paris berberinde düzen büsbütün başkadır. Dükkanın çok geniş olan bekleme bölümü görünüşte lüks bir oturma salonu, gerçekte bir kitapçı dükkanı idi. Vitrinlerinde en yeni kitaplar sergileniyor. Sıra bekleyen bayanlar bunları karıştırıyorlar, sonra giderken bir iki tanesini çantasına atıyorlardı. Kitapların pek de ucuz olmayan fiyatları saçlar için verilen para ve bahşişlerden sonra onlara asla ürkütücü görünmüyordu. Gündelik ticarete o gün bir de edebi ziyafet çeşnisi verilmişti. Kadın, erkek davetliler lüks bir kokteyle gider gibi giyinmişlerdi. Satılan kitaplardan bazılarının yazarları da, tesadüfen gibi orada bulunuyorlardı. Aralarında belli başlı adamlar da vardı. Ayakta kokteyl içen, güzel, küçük sandviçler yiyen davetliler ile yazarlar arasında, yine tesadüfen gibi, tanışmalar oluyor; grup halinde, onlardan her biri için ayrılmış küçük masalara gidiliyor; karşılıklı türlü komplimanlarla yazılıp imzalanıyor ve kasa durmadan işliyordu. Büyük bir canlılık ve neşe ile konuşmalarına rağmen yazarlardan bazılarım bu tezgahtarlık durumundan biraz sıkılıyor gibi gördüm. Fakat belki de bu benim şarklı kuruni tumdan ibaretti. Dükkan sahibinin o gün kokteyllere ve sandviçlere kaç para sarf ettiğini bilmiyorum. Fakat benim bile koltuğumda bir kaç bin franklık kitapla sokağa çıkmış olmama göre, hasılat çok iyi olacaktı. Masaların bir kısmını dolduran kitap yığınları, kar gibi erimişti.
Birçok basımevleri ve başka organizasyonlar, sık sık buna benzer günler ve törenler düzenlerler. Bende, hatta Fransız gonco-i urt (Gonkur) akademileri başta olmak üzere birçok cemiyetlerin senelik şiir, roman vb. mükafatlarının biraz da halkı kitap almaya ve okumaya teşvik maksadıyla yapıldıkları kuskusu uyanmıştır.
Bu sonbahar mevsiminin hemen her bir iki haftasına rastlayan mükafat günlerinde, çarşıların hali görülecek şeydir. Hele Goncourt Mükafatı günü, akşam üstüne doğru, en sapa mahalle pazarlarında adeta yaya kaldırımlarına tezgah kurulur. Her yaşta birçok orta halli ve hatta fakir insanlar, filelerine doldurdukları ucuz zerzevatlar arasına, bir iki tane de, belinde boyası kurumamış kuşağıyla o gün mükafat kazanan kitaptan bir tanesini sıkıştırırlar.

 

Kitap Sevgisi

Benim ufak bir odam var,
Dinleniyor orda başım.
İçindeki şu kitaplar,
En sevgili arkadaşım.
Beni bana veren odur,
Gerçek yolu ondan başlar;
Bin bir çiçek deren odur,
Onunla dost büyüsü başlar.
Kitap ruhun kaynağıdır,
Bu kaynaktan iç arkadaş;
Kitap ilmin orağıdır,
Ektiğini biç arkadaş.
Uzun sözün kısası bu:
Boş değirmen, kitapsız ev.
Nasihatım değil kuru,
Kitabı sev, kitabı sev!

R.Necdet EVRİMER

Kitaplığım Açıldı

Benim en mutlu yolum,
Kitaplığım okulum,
Aydınlık sağım, solum...
Sevinirim coşarım,
Ben buraya koşarım.
Kitaplar dizi dizi,
Güldürür yüzümüzü,
Arttırır bilgimizi,
Sevinirim coşarım,
Ben buraya koşarım...
İlmin temel taşı bu,
Bize can yoldaşı bu,
Yükselişin başı bu,
Sevinirim coşarım,
Ben buraya koşarım...
Okuduğum her satır,
Kafamı aydınlatır,
Bana neler anlatır,
Sevinirim coşarım,
Ben buraya koşarım...

Hasarı TURAN

 


GÜZEL SÖZLER
*Kitapsız büyüyen çocuk, susuz yetişen fidana benzer. (Çin atasözü)

*Kitap, hiç aldatmayan bir arkadaştır. (G.De Pixerecourt)

*Kitapsız yaşamak, kör, sağır, dilsiz yaşamaktır. (Seneca)

*Ademin hayvaniyeti yemekle, insaniyeti okumakla kaimdir. (Namık Kemal)

*Okuma hevesini dünyanın bütün hazinelerine değişmem. (Gibbon)

*Kitaplarım, bana yetecek kadar büyük bir krallıktır. (Shakespeare)

*Yabani uluslar dışında her ülke kitaplar tarafından yönetilir. (Voltaire)

*Kitap, tek ölümsüzlüktür. (R.Choate)

*Kitaplar ruhun gıdasıdır. (Japon atasözü)

*Kitaplar zekanın çocuklarıdır. (J.Swift)

*Ben kitaplarımı yaratmadan onlar beni yarattı. (Montaigne)

*Kitapları seviyor musunuz? O halde bütün hayatınız boyunca mesut olacaksınız demektir. (Jules Clarette)

*Mümkün olsaydı her karış toprağa buğday eker gibi kitap ekerdim. (Horace)

*Kitaplar hakkında üç tavsiyem var:
1. Bir yaşım doldurmamış bir kitabı okumayın.
2. Sadece çok tanınmış kimselerin eserlerini okuyun.
3. Sevmediğiniz kitapları okumaya çalışmayın. (Emerson)

*İnsan ne kadar çok kitap okursa o kadar çok büyüyeceğini bilmelidir. (John Bangs)

Kitaplar hiç solmayacak bitkilerdir. (Herrick)

*Kitaplar, sessiz öğretmenlerdir. (Gellius)

*En iyi kitapların okunması, geçmiş yüzyılların en büyük insanlarıyla konuşmak gibidir. (Descartes)

*Kitaplar yaşadıkça "geçmiş" diye bir şey olmayacaktır. (Bulver Lytton)

*Bir kitap yürekten gelmişse ancak o zaman başka yüreklere ulaşabilir. (Carylee)

*Bir tek kitap yazmak için yarım kitaplık okuyunuz. (Samuel Johnson)

*Bu bir kitap değildir dostum. Buna dokunan bir insana dokunur. (Whitman)

*İyi kitaplar çok iyi, kötü kitaplar da çok kötüdür. (Emerson)

*Kitap, içimizdeki donmuş denizin buzlarını kırmaya yarayan bir gereçtir. (Franz Kafka)

*Bazı kitaplar tad almak, bazı kitaplar yutulmak, bazı kitaplar da çiğneyip sindirmek içindir. (Bacon)

*Okunması gereken kitaplar az okunur. (Orson Welles)

*Son sayfasını okuyup bitirdiğimizde bir dostunuzu kaybettiyseniz, okuduğunuzun gerçekten iyi bir kitap olduğuna inanabilirsiniz. (Faul Svveney)

*Okuma zevkini kazanamayanın öğrenimi yarıda kalmış demektir. (P. Fecaat)

*Okunan bir kitap insan zekasını daha fazla genişletir. Onun için bir daha eski haline gelmek imkansızdır. (O.VV.Holmes)

*Okuduğunuz kitap sizi fikren yükseltir, içinizi asil ve mert duygularla doldurursa onun hakkında yargıya varmak için bir duygu yeterlidir. (Pope)

*Kitap, tek ölümsüzlüktür. (Rufus Choote)

*Kitapsız bir ev, ruhsuz bir vücut demektir. (Cicero)

*En iyi bir kitap al. Onlar zengin nimet yağmurları yağdırırlar ve öyle güzel mutluluklar getirirler ki çocuklarına ve torunlarına kadar gider. (Gellius)

*Kitaplar, benim sevgili dostlarım, gerçek yol gösterenlerimdir. Çünkü ikiyüzlülük etmeden bana görevimi hatırlatırlar. (Benjamin Franklin)

*Gençliğini kitaplarla beslemeyen ulusların sonu acıdır. (Ovidius)

*Kitabın etkisini gördükten sonra, hükümdarlar bile kitap yazmaya başladılar. (Alfred de Vigny)

*İnsan bir kitabı her açışında yeni bir şey öğrenir. (Çin atasözü)

*Kitap, sağırlara seslenen dilsiz dostlardır. (Hollanda atasözü)

*Kitap, insanın cebinde taşıdığı bir bahçe gibidir. (Arap atasözü)

*Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür. Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak,düşünmek, zekayı eğitmektir. (Atatürk)

Dökümanı rar olarak indirmek için tıklayınız>>>>