SİVAS'A GİDİŞ


Dahiliye Nazırlığının, beni kötüleyen buyruğu gelir gelmez, çalışma başlamış. Sıvas sokaklarında benim «hayın, baş kaldırmış, zararlı bir adam» olduğum yolunda, duvarlara yaftalar yapıştırılmış.
Kendisi de bir gün, Sıvasta vali bulunan Reşit Paşa merhumun yanına giderek, Dahiliye Nazırlığının buyruğundan söz açtıktan sonra, Sıvasa gidersem bana karşı nasıl davranacağını sormuş.
Reşit Paşa, ne yapılabileceğinin açıklanmasını istemiş. Ali Galip: «Ben senin yerinde olsam hemen kollarını bağlar, tutuklarım ve senin de böyle yapman gerekir» demiş.
Reşit Paşa, bu işin bu denli kolay olacağına inanamamış; görüşme epey uzamış. Görüşmeye katılanlar çoğalmış. Üstelik bir kısım halk, verilecek kararı anlamak üzere toplanmış.
Bugün, haziranın 27 nci günüdur. Gözlerimizi, yeniden bu noktaya dönmek üzere, bir an için bu levhadan ayıralım ve Amasyaya çevirelim.
Ayın yirmibeşinci günü, Sıvasta beni kötüleyici birtakım uygunsuz olaylar geçmeye başladığını öğrendim. 25/26 haziran gecesi yaverim Cevat Abbas Beyi çağırdım ve: «Yarın sabah karanlıkta Amasyadan güneye gideceğiz» dedim. Bu gidişimiz gizli tutularak hazırlık yapılması için emir verdim.
Bir yandan da Beşinci Tümen Komutanı ve kurmaylarımla, gizli olarak, şu tedbiri kararlaştırdık: Beşinci Tümen Komutanı tümeninden seçme subay ve erlerle olabildiğince güçlü bir atlı piyade birliğini hemen o geceden başlayarak çabucak kuracaktı. Ben, 26 haziran sabahı karanlıkta arkadaşlarımla birlikte otomobil ile Tokata gitmek üzere yola çlkacaktım. Birlik, kurulur kurulmaz, Tokat üzerinden Sıvasa doğru gönderilecek ve benimle bağlantı kurulacaktı. Gidişimiz, hiçbir yere telle bildirilmeyecek ve elden geldiğince Amasyada da açığa vurulmayacaktı.
26'da Amasyadan yola çıktım. Tokata varır varmaz telgrafhaneyi göz altına aldırarak benim varışımın Sıvasa ve hiçbir yere bildirilmemesini sağladım. 26/27 gecesini orada geçirdim, 27'de Sıvasa doğru yola çıktım. Otomobille Tokattan Sıvasa aşağı yukarı altı saattir.