MÜFETTİŞLİK GÖREVİMİN GENİŞ YETKİLERİ


Tümenlerinden birinin (9. Tümen) merkezi Erzurumda, komutanı Rüştü Bey; ötekisinin (3. Tümen) merkezi Trabzon'da idi, komutanı Yarbay Halit Bey idi. Halit bey, Istanbul'a çağrılmış olduğundan komutanlıktan çekilerek Bayburtta saklanmış; tümen, vekillikle yönetiliyor; kolordunun öbür iki tümeninden 12. Tümen, Hasankale dogusunda sınırda, 11. Tümen Bayazıtta bulunuyordu.
Diyarbakır bölgesinde bulunan iki tümenli 13. Kolordu bağımsızdı, istanbula bağlıydı. Bir tümeni(2. Tümen) Siirtte, öbür tüıneni (5. Tümen) Mardinde idi.
Benim yetkim, bu iki kolorduyu doğrudan doğruya buyruğum ve komutam altında bulundurmaktan daha genişti. Müfettişlik bölgeme yakın birliklere de bildirim yapabilecektim. Bu arada bölgemde bulunan ve bölgeme yakın olan valiliklere de bildirimde bulunabilecektim.
Bu yetkiye göre Ankarada bulunan 20. Kolordu ve bunun bağlı olduğu müfettişlik ile ve Diyarbakırdaki kolordu ile ve hemen bütün Anadoluda sivil örgütlerin başında bulunan yöneticilerle yazışabilecek ve ilişkiler kurabilecektiın.
Bu geniş yetkiyi, beni istanbuldan sürmek ve uzaklaştırmak amacıyla Anadoluya gönderenlerin bana nasıl verdiklerine şaşabilirsiniz. Hemen söylemeliyim ki, bana bu yetkiyi onlar bilerek ve anlayarak vermediler. Her ne olursa olsun benim Istanbuldan uzaklaşmamı isteyenlerin buldukları gerekçe, «Samsun ve bölgesindeki güvensizliği yerinde görüp önlemek için Samsuna değin gitmek» idi. Ben, bu işin başarılmasının, üstün yetkili bir görev verilmesine baglı oldugunu ileri sürdüm. Bunda hiçbir sakınca görmediler. O günlerde Genelkurmayda bulunan ve benim amacımı bir dereceye kadar sezinleyen kişilerle görüştüm. Müfettişlik görevini buldular ve yetkiyle ilgili yönergeyi 2 de ben kendim yazdırdım. Dahası, Harbiye Nazırı2 olan Şakir Paşa bu yönergeyi okuduktan sonra imzalamaktan çekinmiş, mührünü, anlaşılır anlaşılmaz bir biçimde basmıştır.